Yukarı

Yönetim Kurulu Raporu

Değerli Ortaklarımız,

Koç Holding’in 50’nci Genel Kurul toplantısına hoş geldiniz.

Koç Holding’in 2013 yılına ait Faaliyet Raporu’nu incelemelerinize sunuyoruz. Rapor’un ilk bölümünde şirket ile ilgili genel bilgiler, hedefler, stratejiler ve Koç Holding Yönetimi’nin 2013 yılı faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerine yer verilirken; iş kollarımız bazındaki gelişmeler takip eden sayfalarda detaylı olarak sunulmuştur. Rapor’un ikinci bölümünde ise, Koç Holding’in bağımsız denetimden geçmiş 31 Aralık 2013 tarihli konsolide mali tabloları ve bunlara ilişkin notlar ile Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) açıklanmasını öngördüğü diğer bilgiler yer almaktadır.

Bu Rapor’da sunulan mali neticeler, SPK’nın II.14.1. sayılı “Sermaye Piyasasında Finansal Raporlamaya İlişkin Esaslar Tebliği” uyarınca Türkiye Muhasebe Standartları/Türkiye Finansal Raporlama Standartları (“TMS/TFRS”) ve SPK tarafından belirlenen formatlar ile uyumlu olarak konsolide bazda hazırlanmıştır. İhracat gelirleri gibi, yabancı para cinsinden olan rakamlar hariç, yabancı para cinsinden olan tüm değerler, TL tutarlar üzerinden gelir tablosu kalemleri için (net dönem kârı dahil) ilgili yıl ortalama; bilanço kalemleri için ise ilgili yılsonu kurları esas alınarak çevrilmiştir.

Değerli Ortaklarımız,

Şimdi, Koç Holding Yönetim Kurulu adına, 31 Aralık 2013 tarihinde sona eren mali yıla ilişkin temel tespit ve değerlendirmelerimizi sizinle paylaşmak istiyorum.

Ekonomik Gelişmeler

2013 Yılına İlişkin Genel Değerlendirme ve 2014 Beklentileri

2013 yılında dünya ekonomisindeki zayıflık devam etmiştir. Her ne kadar yılın ikinci yarısında gelişmiş ülkelerde ekonomik faaliyetlerde bir toparlanma gözlenmiş olsa da, başta Çin olmak üzere gelişmekte olan ülkelerde hayal kırıklığı yaratan büyüme oranları 2013 yılında küresel büyümenin son dört yıldaki en düşük seviye olan %3 civarına gerilemesine neden olmuştur. 2013 yılında küresel piyasalar açısından en önemli gelişmelerden biri Mayıs ayında Fed Başkanı Bernanke’nin tahvil alımları yoluyla piyasaya sağlanan likiditenin kademeli olarak azaltılacağını açıklaması olmuştur. Bu açıklama öncesinde gelişmekte olan ülkelere yönelik çok güçlü seyreden risk iştahı, Haziran’dan itibaren yerini tedirginliğe bırakırken, bu ülkelere yönelik sermaye akımlarında da azalma ve hatta zaman zaman bu ülkelerden sermaye çıkışları gözlenmiştir. Fed’in Eylül ayındaki toplantısında tahvil alımlarını azaltmaması kısa süreli bir rahatlama yaratsa da, Aralık toplantısında tahvil alımlarının

10 milyar ABD Dolar azaltılması, 2014’e daha tedirgin bir başlangıç yapılmasına neden olmuştur.

Türkiye 2013’te birbirinden çok farklı iki dönem yaşamıştır. Yılın başından Bernanke’nin 22 Mayıs’taki konuşmasına kadar geçen dönemde hem finansal piyasalar, hem de reel ekonomik aktivite oldukça olumlu bir görünüm sergilemiştir. Bu dönemde kredi notu 1994’ten beri ilk kez yatırım yapılabilir seviyeye yükselen Türkiye, yurt dışındaki olumlu havanın da etkisiyle son derece güçlü sermaye girişlerine sahne olmuş, faizler tarihi düşük oranlara gerilerken, borsa rekor seviyelere yükselmiştir. Bernanke’nin açıklamaları ile hemen hemen eş zamanlı olarak baş gösteren ve siyasi tansiyonun yükselmesine neden olan sokak olaylarının başlaması, Haziran’dan itibaren Türkiye’de daha olumsuz bir havanın etkili olmasına yol açmıştır. Gerek finansal piyasalardaki çalkantılar, gerekse tüketici ve iş dünyası güvenindeki zayıflama, yılın ikinci yarısında ekonomideki büyümeyi önemli ölçüde sınırlamıştır. Yılın son ayında yeniden yükselen siyasi tansiyon ve Fed’in Aralık’ta tahvil alımlarını azaltma kararı bir araya geldiğinde, Türkiye ekonomisi ve piyasaları 2013’ün son günlerinde baskı altında kalmıştır.

Türkiye, 2014 yılına oldukça önemli yurt içi sorunlar ve bunların nasıl ve ne zaman çözüleceğine dair belirsizliklerle başlamıştır. Bunlara ilaveten, 2014 başından itibaren uluslararası piyasalarda gelişmekte olan ülkelere yönelik risk algısının daha da bozulması, Türkiye için 2014 yılının zorluğunu artırmıştır. Böyle bir ortamda 2014 yılındaki ekonomik beklentilere ilişkin daha önce düşünülen senaryodan daha olumsuz bir resmin ortaya çıkması olasıdır. Bu çerçevede, 2013 yılında büyüme performansı %3,5-%4 civarında tahmin edilen Türkiye ekonomisinin, 2014’te daha düşük bir oranda büyüyeceği tahmin edilmektedir. 2013 sonunda %7,4 seviyesinde olan tüketici fiyatları enflasyonunun ise 2014’te genel olarak daha yüksek seviyelerde seyretmesi beklenmektedir. 2013 yılının özellikle ilk yarısında oldukça düşük düzeylerde bulunan faiz oranlarında Haziran sonrasında başlayan yükseliş eğiliminin, 2014’te de süreceği düşünülmektedir. 2013’ün özellikle son aylarında büyük baskı altında kalan ve hızla değer kaybeden TL’nin 2014’te yine baskı altında kalması sürpriz olmayacaktır. Bu noktada, Merkez Bankası’nın daha sıkı bir para politikası uygulaması durumunda, TL’deki değer kayıplarının bir kısmının telafi edilmesi de söz konusu olabilecektir. Ekonomik büyümede beklenen yavaşlama ve TL’deki zayıflığın ithalatı azaltıcı etkilerinin cari işlemler açığını daraltması beklenirken, kurlardaki artış ve dünya ekonomisinde 2014’te beklenen daha yüksek büyüme oranlarının ihracatı hızlandırarak cari dengedeki iyileşmeyi desteklemesi mümkün gözükmektedir.

Koç Topluluğu ve Koç Holding

2013 Yılına İlişkin Genel Değerlendirme

Gerek Türkiye ekonomisi, gerekse dünyanın önde gelen şirketleri arasında güçlü konuma sahip olan Şirketimiz, 2012 sonuçlarına göre dünyanın en büyük 500 şirketi sıralamasında 217’nci sırada yer almıştır.

Koç Topluluğu kombine cirosunun Türkiye’nin tahmini GSYH’sına oranı %8; halka açık şirketlerimizin Borsa İstanbul’da işlem gören tüm şirketlerin piyasa değeri içerisindeki payı ise %16’dır. Bağlı ortaklarımız ve iş ortaklarımızın toplam kombine ihracat rakamı Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık %10’unu teşkil etmektedir.

Dış pazarlarımızı çeşitlendirme stratejilerimiz doğrultusunda, mevcut pazarlarda pazar payı kazanırken, yeni pazarlarda faaliyetlerimizi geliştirdik. Yurt dışı gelirlerimizde istikrarlı büyüme göstererek son 5 yılda yıllık ortalama %4,4 oranında artış sağladık.

2008 - 2013
Yurt Dışı Gelirlerin Bölgesel Dağılımı (Milyar ABD Doları)

Toplam Kombine Yurt Dışı Gelirleri

2013 yılında sektörlerimizde gerçekleştirilen başlıca faaliyetler şunlardır:

Enerji şirketlerimizin kombine satış gelirleri 2013 yılında 65,5 milyar TL seviyesine yükselerek, geçen yıla göre %4 artış sergilemiştir.

  • Tüpraş’ta 2013 yılında optimum üretim politikası ve dönüşüm ünitelerinin etkin kullanımı sonucunda beyaz ürün üretim verimliliğinde %2 artış sağlanmıştır. Fuel Oil Dönüşüm Projesi’nde 2013 yılı sonu itibarıyla toplam yatırım harcaması 2,29 milyar ABD Doları’na, ilerleme oranı %91,3’e ulaşmıştır.
  • Opet, Türkiye beyaz ürün pazarındaki sınırlı büyümeye rağmen, satışlarını 2012 yılına göre miktarsal olarak %10 artırmayı başararak pazar payını %19,1’e yükseltmiştir.
  • Aygaz, Türkiye LPG pazarındaki liderliğini korumuştur. Otogaz pazarında ürünlerinin marka ve konumlandırmasını yenilemiştir.
  • Opet ve Aygaz, markalarının rekabet gücünü artırmak için stratejik yerlerdeki istasyonlara mülk yatırımı yapma stratejisini benimseyerek %50-50 ortaklıkla Opet Aygaz Gayrimenkul A.Ş. şirketini kurmuşlardır.
  • AES Entek, bünyesine kattığı 62 MW’lık Damlapınar, Kepezkaya ve Kumköy hidroelektrik santrallerinin de etkisi ile satış gelirlerini %11 oranında artırmıştır.

İhracat pazarlarındaki kriz ortamına rağmen otomotiv şirketlerimiz 2013 yılında ihracatlarını ABD Doları bazında %11 artırmayı başarmışlardır. Geçen yıla göre %9 büyüyen Türkiye otomotiv pazarında şirketlerimiz sektördeki lider konumlarını sürdürmüşlerdir.

  • 2013 yılında 531 bin adet olarak gerçekleşen toplam otomotiv üretimimiz Türkiye toplam otomotiv üretiminin %47’sini oluşturmuştur.
  • Toplam otomotiv ihracatımız 370 bin adede ulaşarak, Türkiye otomotiv ihracatının %45’ini teşkil etmiştir.
  • Toplam iç piyasa pazar payımız %24,5 olarak gerçekleşmiş; Ford Otosan liderliğini korurken, Tofaş yılı 4’üncü sırada kapatmıştır.
  • Ford Otosan; Yeni Ford Fiesta, Ford Kuga ve Global Cargo anlaşması doğrultusunda üretimine başlanan Yeni Ford Cargo çekici modellerini pazara sunmuştur. Tarihinin en yüksek ihracat hacmine ulaşarak, Türkiye’nin ticari araç ihracatının %61’ini gerçekleştirmiştir. Ford Otosan, Yeniköy Fabrikası’nı 16 ay gibi rekor sürede tamamlayarak deneme üretimlerine başlamıştır.
  • Tofaş, Avrupa otomotiv pazarlarındaki daralmaya karşın, ihraç pazarlarını çeşitlendirme stratejisi sayesinde 2012’ye göre ihracat hacmini %3 oranında artırmıştır. Yeni model projeleri kapsamında toplam 880 milyon ABD Doları tutarında yatırım projelerine imza atarak, ilgili teşvik onaylarını almıştır. Tofaş, 2006’da başlattığı WCM – Dünya Klasında Üretim Programı’nda “Altın Seviye”ye yükselen ilk Fiat fabrikalarından olma başarısını elde etmiştir.
  • Otokar 2013’te 50’nci yılını kutlamış; %40 artışla 1,4 milyar TL ciroya ulaşmıştır. Cirosunun %5’ini Ar-Ge faaliyetlerine ayıran Şirket, ürün gamını yeni ürünlerle zenginleştirmiştir.
  • TürkTraktör, %49 pazar payı ile Türkiye traktör pazarındaki açık ara liderliğini sürdürmüştür. Şirket, 2013’ün sonunda New Holland ve Case iş makinelerinin Türkiye’de satışını üstlenmiştir. Ayrıca, Adapazarı’nda yeni fabrikasının temelini atmıştır.

Hem iç piyasa hem ihracat pazarlarındaki zorlu koşullara rağmen Arçelik, 2012 sonunda %9,6 olan faiz-amortisman-vergi öncesi kâr marjını 2013 sonunda %10,4’e yükseltmiştir. Arçelik, Türkiye pazarında güçlü liderliğinin yanı sıra, zengin marka portföyü ile faaliyet gösterdiği birçok uluslararası pazarda payını artırmaya devam etmiştir.

  • Türkiye beyaz eşya pazarı 2013’te yaklaşık %6 büyüme kaydederek 6,85 milyon adet seviyesine ulaşmıştır.
  • Arçelik; Türkiye, Romanya ve Güney Afrika pazarlarında açık liderliğini sürdürürken, diğer birçok pazarda da pazar payını yükseltmiştir.
  • Beko markası, Batı Avrupa beyaz eşya pazarında bir sıra yükselerek 2’nciliği elde etmiştir.
  • Romanya Arctic fabrikasının buzdolabı üretim kapasitesi, yeni devreye giren hatla birlikte %25 artarak yılda 2,5 milyon adede ulaşmıştır.
  • Yeni Nesil Yazar Kasa Mevzuatı’na uygun olarak hazırlanan Beko YazarkasaPos cihazı geliştirilmiş ve pazara sunulmuştur.
  • Arçelik-LG Klima, Türkiye klima pazarında %50’nin üzerinde pazar payı ile liderliğini sürdürmüştür. Avrupa Birliği paralelinde 1.1.2014 tarihinden itibaren Türkiye’de de ev tipi klima cihazlarında geçerli olacak regülasyona uygun yeni nesil inverter ürünler tasarlanarak devreye alınmıştır.

Yapı Kredi, özellikle büyüme potansiyeli yüksek ve kârlı iş alanlarına odaklanarak 2013 yılında %25,7 maddi ortalama özkaynak kârlılığı gerçekleştirmiştir. Yapı Kredi Sigorta’nın satış kazancı hariç tutulduğunda ise bu oran %16,7’ye karşılık gelmektedir.

  • Banka doğru ürünü, doğru müşteriye, doğru fiyatla ve doğru kanal üzerinden sunmaya odaklı Akıllı Büyüme stratejisini uygulamayı sürdürmüştür.
  • Müşteri odaklı bankacılığın bir göstergesi olan kredi/aktif oranı %62’ye yükselmiştir.
  • Mevduat tabanı ise, yabancı para ağırlıklı büyüme sayesinde %24 artarak 88,5 milyar TL’ye ulaşmıştır.
  • Banka 2013’te 21 yeni şube açarak yılsonu itibarı ile şube sayısını 949’a çıkartmıştır. Bunun yanında ATM, çağrı merkezi, internet bankacılığı ve mobil bankacılık kanallarının da katkısı ile toplam 9,7 milyon müşterisine hizmet vermeye devam etmiştir.
  • Yapı Kredi Temmuz ayında gerçekleştirdiği sigorta iştirak satışı ile 1,3 milyar TL sermaye kazancı elde etmiştir. Hisse satışı paralelinde 15 yıllık bankasürans ortaklığı için münhasırlık anlaşması yapılarak, sigorta ve bireysel emeklilik ürünlerinin banka kanallarından sunulmasına devam edilmesi sağlanmıştır.

Faaliyette bulunduğumuz diğer sektörlere gelince; 41 mağazası ve 218.000 m2’lik satış alanı ile sektör lideri olan Koçtaş, 2013’te 5 yeni mağaza açılışı gerçekleştirerek bulunduğu il sayısını 21’e çıkartmış ve Koçtaş kasalarından 10 milyondan fazla müşteri geçmiştir.

Tat; salça, domates ürünleri, ketçap, pastörize süt ve premium makarna kategorilerindeki pazar payında liderliğini sürdürürmüştür. Tat, SEK, Maret ve Pastavilla markaları ile toplam 36 adet yeni ürünün lansmanı gerçekleştirilmiştir.

Mali ve operasyonel sonuçlarımız hakkında

Değerli Ortaklarımız,

Dengeli portföy yapısı, güçlü nakit pozisyonu, risk yönetimi ve verimlilik artırıcı uygulamaları ile Topluluğumuz, 2013 yılında finansal pozisyonunu güçlendirerek tüm faaliyet alanlarında başarılı neticeler almaya devam etmiştir.

Koç Holding’in 2013 yılı kombine satış gelirleri %6 artış ile 123.478 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Bu rakamdan, uluslararası muhasebe standartları uyarınca konsolidasyon gereği yapılan eliminasyon ve diğer düzeltmeler sebebiyle 3.154 milyon TL ve iş ortaklıklarının özkaynak yöntemine göre muhasebeleştirilmesi sebebiyle de 54.142 milyon TL’nin düşülmesi sonucunda ulaşılan Koç Holding net konsolide satış gelirleri ise 66.182 milyon TL olarak gerçekleşmiştir.

Koç Holding’in konsolide faaliyet kârı 3.727 milyon TL olurken, konsolide vergi öncesi kârı 3.055 milyon TL olarak gerçekleşmiştir.

2013 yılı konsolide net dönem kârı %7 artışla 4.000 milyon TL, bunun içerisindeki ana ortaklık payı ise %15 artışla 2.680 milyon TL seviyesine yükselmiştir.

Koç Holding’in konsolide toplam varlıkları %21 artarak 2013 sonunda 58,8 milyar TL’ye ulaşmıştır. Ana ortaklığa ait konsolide özkaynak toplamı ise, elde edilen dönem kârı ve yıl içerisinde gerçekleştirilen sermaye hareketleri neticesinde %11 artışla, 2013 sonunda 18 milyar TL’ye yükselmiştir.

2013 yılında konsolide bazda 4,4 milyar TL, Topluluk genelinde kombine bazda ise 6,4 milyar TL tutarında yatırım harcaması (verilen avanslar hariç) gerçekleştirilmiştir. En fazla yatırım enerji sektöründe gerçekleştirilmiş olup, ağırlığı enerji verimliliği, operasyonel etkinlik ve kârlılığı artırıcı projeler, çevre yatırımları ve akaryakıt istasyon yatırımları oluşturmaktadır. Hemen ardından yeni model yatırımları ve kiralık araç filosu alımları ile otomotiv sektörü gelmektedir. Çevreye duyarlı yeni model ve teknoloji yatırımlarını sürdüren dayanıklı tüketim sektörü 3’üncü sırada yer almıştır.

Topluluk şirketlerinin kombine yurt dışı satışlarının toplam tutarı 18,6 milyar ABD Doları olarak gerçekleşmiştir.

Şirket sermayesinin Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı maddesi kapsamında karşılıksız kalıp kalmadığı değerlendirilmiş olup; 2,5 milyar TL olan Koç Holding A.Ş. çıkarılmış sermayesinin, 31 Aralık 2013 tarihi itibarıyla 18 milyar TL olan ana ortaklığa düşen özkaynaklar ile varlığını fazlasıyla koruduğu ve net finansal borç / özsermaye çarpanı 0,33 olan Şirket’in borç yapısının sağlıklı bir şekilde faaliyetlerin devamına elverişli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

İstihdam ve sendika ilişkileri

Koç Holding, bağlı ortaklıkları ve iş ortaklıklarının konsolidasyona tabi 2013 yılı sonu toplam personel sayısı 80.996’dır. En yüksek istihdam %30’luk pay ile dayanıklı tüketim sektöründedir. Dayanıklı tüketim sektörünü %28’lik pay ile otomotiv sektörü ve %21’lik pay ile finans sektörü izlemektedir.

2013 yılı, birçok ana sektörde ve Topluluk şirketlerimizde endüstri ilişkileri açısından hareketli bir yıl olmuştur. 31 Ağustos 2012 tarihinde sona eren, Arçelik, Arçelik-LG, Aygaz, Ford Otosan, Otokar, Tofaş ve TürkTraktör şirketlerimizin işyerlerinin dahil olduğu Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri, yeni Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 2012 yılı Kasım ayında yürürlüğe girmesi nedeniyle MESS ile muhatap işçi sendikaları arasında gecikmeli olarak başlayıp 2013 yılı içerisinde sona ermiştir. Benzer şekilde, Tüpraş, Yapı Kredi, Tat, Ditaş ve Aygaz şirketlerimizin bazı işyerlerinde geçerli münferit toplu iş sözleşmelerinin görüşmeleri yine 2013 yılı içerisinde çalışma barışı korunarak tamamlanmıştır.

Değerli ortaklarımız,

Koç Topluluğu’na sürekli güvenini esirgemeyen başta siz değerli ortaklarımıza, müşterilerimize, bayilerimize, tedarikçilerimize, yan sanayimize, iş ortaklarımıza, sendikalarımıza ve başarılarımızdaki üstün ve özverili katkılarını her türlü takdirin üzerinde tuttuğumuz çalışanlarımıza Yönetim Kurulumuz adına teşekkürlerimi sunarım.

2014 yılında da Koç Topluluğu kârlı ve sürdürülebilir büyüme hedefi ile faaliyet göstermeye ve risk yönetimine azami önem vermeye devam edecektir. İstihdamı artırmaya ve verimliliğimizi yükseltmeye yönelik yatırımlarımız hız kazanacaktır.

Genel Kurulumuzu onurlandıran siz değerli ortaklarımızı ve temsilcilerini saygıyla selamlarım.

Mustafa V. Koç
Yönetim Kurulu Başkanı