Yukarı

Yönetim Kurulu Başkanı’nın Değerlendirmesi

Hedefimiz; geçmişimizden güç alarak, zamanın ruhunu doğru okuyarak, değişimleri fırsata çevirerek hep birlikte şirketlerimizi çok daha ileriye taşımaktır.

Mustafa V. Koç
Yönetim Kurulu Başkanı

Koç Holding’in Değerli Yatırımcıları ve Pay Sahipleri, Kıymetli İş Ortaklarımız ve Çalışanlarımız,

Beş yıl önce başlayan ve dünyadaki dengeleri alt üst eden kriz, zaman içinde şekil değiştirerek de olsa devam ediyor. İlk etapta finansal bir kriz olarak başlayan sıkıntılar, önce ülkelerin borç krizlerine, sonrasında da yüksek işsizlik ve sosyal gerilimler eşliğinde bir ekonomik durgunluğa dönüştü.

2013 yılında dünya ekonomisi açısından belki de en önemli gelişme, 22 Mayıs 2013’te FED Başkanı Bernanke’nin ekonomide istikrarlı bir büyüme görülmesi durumunda tahvil alımlarını azaltacağını açıklaması oldu. Gelişmekte olan ekonomilerden sermaye çıkışları yaşanırken, tahvil faiz oranları arttı, borsalar ve ulusal para birimleri değer kaybetti. Nitekim FED, bu yönde ilk adımı Aralık ayında attı.

Görüyoruz ki global finansal piyasalarda yatırımcılar pozisyonlarını yeniden belirliyorlar. Şimdiye kadar yüklü miktarlarda yabancı yatırım çekmiş olan gelişmekte olan ülkelerin cazibesi kısmen azalırken, yatırımcıların daha önceleri uzak durdukları gelişmiş ülke varlıklarına geri dönmeye başladıkları gözleniyor.

Bol ve ucuz global likidite ortamında çok yüklü miktarda yabancı portföy yatırımı çeken Türkiye de bu yeni gerçekten oldukça etkilendi. Bu nedenle makroekonomik açıdan 2013 yılını birbirinden oldukça farklı karakteristiklere sahip iki dönem olarak ele alabiliriz. Mayıs’ın üçüncü haftasındaki FED açıklamalarına kadarki dönem son derece olumlu bir görünüm arz ederken, Haziran’dan itibaren belirsizliğin arttığı bir faaliyet ortamı ortaya çıktı.

Faaliyette bulunduğumuz sektörler açısından bakıldığında, hemen her sektörün konjonktürden farklı etkilendiğini gördük. Ancak toplam netice değerlendirildiğinde, Topluluk olarak 2013 yılını yine başarılı bir şekilde kapattık.

Sürdürülebilirliği temel alan güçlü bir yapı

Koç Topluluğu 88 yıldır değişimleri zamanında okuyarak, hızlı adapte olup aksiyon alarak başarılı ve öncü çizgisini devam ettirmiştir. İçinden geçtiğimiz bu hızlı değişim döneminde zamanın ruhunun Topluluk olarak son derece önem verdiğimiz “sürdürülebilirliğe” işaret ettiğini görüyoruz. Sürdürülebilir kurumlar ve markalar ancak bütünsel, uzun vadeli ve stratejik bir bakış açısı ile yaratılabiliyor.

Şirketlerimiz için rekabetçi olabilmek; uzun vadeli stratejilere odaklanmak, riskleri etkin şekilde yönetirken tüm paydaşların çıkarlarını korumayı hedeflemek ve stratejileri sürdürülebilir büyüme hedefleri çerçevesinde şekillendirebilmekle mümkündür.

Sürdürülebilir büyüme stratejileri çerçevesinde, finansal sağlamlık ile birlikte müşterilerin, çalışanların ve tüm paydaşların kalıcı memnuniyeti, marka değeri, teknoloji gücü, sosyal yatırımlar gibi önemli unsurları bir bütün olarak ele alıyoruz.

Uzun vadeli ve stratejik bakış açımız çerçevesinde şirketlerimizin yeni ürünlere, markalara ve Ar-Ge faaliyetlerine yaptıkları yatırımlar hız kesmeden devam ederken; yurt içinde ve yurt dışında aldıkları ödüller bizleri oldukça memnun ediyor.

Çıtayı her sene daha yukarılara çekerek kendi kendimizle yarışıyoruz. Bu yüksek performansı korumak için operasyonları destekleyecek sağlam bir bilanço, güçlü nakit akışı ve etkin risk yönetimi sürdürülebilir bir iş modelinin olmazsa olmazlarıdır. Sağlam mali yapı için de güçlü bir ortaklık yapısı ve yönetim takımı gerekmektedir.

Bunun için de kurumsal altyapının doğru kurgulanması, kurumsal değerlerin ve politikaların saptanması ve bu değerler ile birlikte iyi kurumsal yönetimin gereklilikleri olan şeffaflık, eşitlik, hesap verebilirlik ve sorumlulukların organizasyona entegre edilmesi önemli aşamalardır.

Topluluğumuz, 88 yıldır güçlenerek büyümesini ve topluma kattığı değeri her geçen gün artırabilmiş olmasını, uluslararası bazda “en iyi” olarak nitelendirilen uygulamaları her zaman takip etmesine, üretimden pazarlamaya kadar her aşamaya en doğru şekilde entegre etmesine ve daha iyiyi yaratmaya liderlik edecek stratejiler oluşturmasına borçludur.

Bu yönetim anlayışı Koç Topluluğu’nu küçük bir işletmeden bugün enerji, otomotiv, savunma sanayi, dayanıklı tüketim, turizm, gıda, perakende ve bankacılık iş kollarında lider olarak ülke ekonomisine büyük değer yaratan bir holding yapısına taşımıştır. Sadece ülkemizde değil tüm dünyada örnek bir Türk şirketi olarak ülkemizin değerlerini dünyaya da tanıtan önemli bir oyuncu haline getirmiştir.

Uluslararası finansal piyasaların Türkiye için güvendiği en önemli adreslerden

Gururla görüyoruz ki Koç Topluluğu, uluslararası finansal piyasaların Türkiye için güvendiği ve inandığı en önemli adreslerdendir. Geçen yıl, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları S&P ve Moodys’in Koç Holding’in uzun vadeli kurumsal kredi notunu ‘yatırım yapılabilir’ olarak belirlemesinin gururunu yaşadık. İlk kez bir Türk holding şirketi bu statüye layık görüldü.

Koç Holding olarak, hisse değerimizdeki yüksek göreceli performansımız, uzun vadeli kurumsal yatırımcıların istikrarlı şekilde artan payı ve düşük iskonto oranlarımız ile hissedarlarımız için yarattığımız değeri bir kere daha gösterdik.

2013 yılında Borsa İstanbul bileşik 30 endeksinin ortalama değeri, önceki yılın ortalamasına göre %23 artarken, Koç Holding’in ortalama piyasa değeri %39 arttı. Koç Holding’in halka açık hisselerinin yabancı yatırımcılardaki kısmı Borsa ortalamasının üzerinde %78 seviyelerinde seyretti. Türkiye’deki holding şirketleri net aktif değerlerine ortalama %34 iskonto ile işlem görürken Koç Holding ortalama sadece %3 iskonto ile işlem gördü.

Toplumsal yatırımların ve stratejik hayırseverliğin öncüsü

Koç Topluluğu, kurucumuz Sayın Vehbi Koç “Ülkem varsa ben de varım” düsturu ile, ülkemizde özel sektörün gerçekleştirdiği toplumsal yatırımların ve stratejik hayırseverliğin öncüsü olmuştur. Zamanın ruhu artık, sosyal sorumluluğu, sürdürülebilirliğin en temel aracı olarak konumlamaktadır.

Koç Topluluğu’nda toplumsal yatırımlarımız bütünsel, uzun vadeli ve stratejik bir bakış açısı ile iki temel üzerinde ele alınmaktadır. Birincisi ülkemize ve toplumumuza karşı duyduğumuz sorumluluk bilincini yaşatan, ayırdığı kaynaklarla Avrupa’nın en büyük vakıflarından biri haline gelen Vehbi Koç Vakfı çatısı altında yürüttüğümüz yatırımlarımızdır. Diğeri de boyut olarak neredeyse bir sivil toplum örgütünün iş hacmine eşit büyüklükte gerçekleştirdiğimiz sosyal sorumluluk projelerimizdir. Çalışanlarımız ve bayilerimizin gücüyle yürüttüğümüz Meslek Lisesi Memleket Meselesi ve Ülkem İçin projelerinin ülkemiz için uzun soluklu, kalıcı çözümler yaratmasını memnuniyetle izliyoruz.

Bu yıl da ekonomik ve toplumsal başarılarımızı sürdürülebilir kılan, bizleri yıllardır hep daha iyiye ve ileriye taşıyan hissedarlarımıza, müşterilerimize, bayilerimize, iş ortaklarımıza, sendikalarımıza, yöneticilerimize ve çalışanlarımıza teşekkür etmeyi borç biliyorum.

Saygılarımla,

Mustafa V. Koç
Yönetim Kurulu Başkanı