Yukarı

Şeref Başkanı'ndan Mesaj

Koç Topluluğu’nda geçmişten gelen deneyimlerimiz ve yapısal geleneğimiz icabı, içinde bulunduğumuz dönemleri titizlikle analiz ediyoruz. Elde ettiğimiz verileri üst üste koyarak, gerektiğinde geçmişteki uygulamalarımızdan ders alarak en doğru kararları almaya çalışıyoruz.

Rahmi M. Koç
Şeref Başkanı

Sayın Hissedarlarımız,

Sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyor, Genel Kurul toplantımızın verimli geçmesini diliyorum.

Yakın tarihimizde, ilk olarak 2008 yılında Amerikan finans piyasalarında ortaya çıkan kriz daha sonra dalga dalga uluslararası arenaya sirayet etti. Yakın ilişkide olduğumuz Avrupa piyasaları ise 2011 yılında krizin en ağır etkisine maruz kaldılar. Sonradan Avrupa’da bir miktar düzelme görüldüyse de hala tam bir istikrara ulaşılamadı.

Amerika ve Avrupa’daki çalkantılar dünyanın diğer bölgelerini de etkilediğinden uzun yıllardır statik durumdaki ekonomik güç dengeleri değişime uğradı. Bir ara global ekonominin lokomotifi olarak algılanan gelişmekte olan ülkelerde son devrede yavaşlamalar görülmeye başlandı. Bu ülkelerdeki çift haneli büyüme oranlarının son zamanlarda tek hanelere inmesi ileriye dönük iyimser beklentileri zayıflattı. Buna karşılık gelişmiş ülkelerde yavaş da olsa krizden çıkma belirtileri görüldü. En olumlu gelişme ise Amerika’da ekonominin başarılı yönetimiyle gerçekleşti.

Global arenada hareketlilik durulmadı

Geçmişte sadece finansal hareketler ya da ekonomik rasyolar uluslararası dengeleri etkilerken, ülkelerin iç ve dış politikalarının da önemli rol oynamaya başladığı görüldü. Orta Doğu ülkelerinden bazılarında sosyal, ekonomik ve politik odaklı ayaklanmalar, bu ülkelerdeki yönetim değişiklikleri ile iç ve dış politika dalgalanmaları global arenada kutuplaşmalara yol açtı. Bölgenin dünya petrol ikmali bakımından önemi uluslararası rahatsızlıklara neden oldu. Bu hareketlilik hala da durulmuş değil. Çok yeni bir enerji kaynağı olarak kaya gazının petrolün yerini alması pratik uygulama aşamasına henüz gelemedi. Bu konuda Amerika’nın zengin kaynaklara sahip olması Amerikan ekonomisinin ve de politik gücünün daha uzun yıllar zayıflamayacağını gösteriyor.

Ülkemiz diğer ekonomilerden daha zor koşullarla karşı karşıya

Ülkemiz; bu devrede bölgesi itibarıyla diğer gelişmekte olan ekonomilerden daha zor koşullarla karşı karşıya kalmış oldu. Bir yandan yakın coğrafyamızda ve hatta sınırımıza bitişik birçok sorunlu ülke ile politik-ekonomik ilişkimizi sürdürme durumundayız. Diğer yandan ise global finans çevrelerinde görülen çalkantılardan ve bilhassa ağırlıkla bağlı olduğumuz Avrupa’daki ekonomik gelişmelerden hem finans sistemimiz hem de reel ekonomimiz etkilenmekte. İlk bakışta birçok ekonomik rasyomuz olumlu gözükmekle beraber en kırılgan noktamız cari açığa bir türlü kalıcı çözüm bulunamaması ülkemizi riskli kategoriye sokuyor. Bütün bunların üzerine bir de önümüzde arka arkaya üç seçim devresi olması risk algısını daha da artırıyor.

Ülkemizin yüksek potansiyeline inancımız tam

Koç Topluluğu’nda geçmişten gelen deneyimlerimiz ve yapısal geleneğimiz icabı içinde bulunduğumuz dönemleri titizlikle analiz ediyoruz. Elde ettiğimiz verileri üst üste koyarak, gerektiğinde geçmişteki uygulamalarımızdan ders alarak en doğru kararları almaya çalışıyoruz. Ancak her şeyden bağımsız olarak ülkemizin yüksek potansiyeline, genç nüfusumuzun çalışkanlığının yaratıcılığına, iş adamlarımızın yönetim becerilerine inancımız tamdır.

Sadece Topluluğumuz değil, ülkemiz özel sektörü de geçmişteki krizleri maharetle yöneterek genelde fazla yara almadan bunları atlatmıştır. Bilhassa bankacılık sektörümüz farklı finansal risklere karşı sermaye yeterliliği ve döviz pozisyonu bakımından birçok ülkeye göre daha hazırlıklıdır.

Son günlerde yaşanan faiz ve kur dalgalanmalarının, bilançolara ve rasyolara olumsuz etkisi olabilecektir. Önceden belirli bir düzeyde hazırlıklı olunması ve alternatif yönetim politikaları uygulanması ile bu dönemin en az hasarla atlatılması mümkün olabilir.

Yatırımlarımız hızla hayata geçiyor

Değerli Hissedarlarımız,

Topluluğumuzun bu çalkantılı dönemde dahi yatırımlarını aksatmadan sürdürdüğünü, global çapta ve teknolojideki projelere milyarlarca Dolar tahsis ettiğimizi duymaktasınız. Biz her zaman sürdürülebilir ve kârlı büyümeyi ön planda tuttuk. Bahsettiğim yatırımlar ülkemizin döviz dengesine milyarlarca Dolar olumlu katkı sağlayacak, binlerce gencimize yeni iş kapısı açacak, yer aldıkları sanayi kollarını güncel teknolojilerle tanıştıracaktır.

Yüksek getiri kadar risk yönetimine de büyük önem veriyoruz

Bu yatırımları yaparken potansiyel getirileri kadar risklerinin de doğru ölçümlenmesi ve gereken önlemlerin alınması yönetim politikamızın ana ilkesidir. Krizlerin ortaya çıktığı 2008 yılından bu yana faiz oranları, likidite ve kur dalgalanmalarına karşı şirketlerimizde belirli borçlanma limitleri, döviz pozisyonları ve likidite rasyoları gibi parametreleri zorunlu kıldık. Koç Holding bilançosunu güçlendirerek net nakit pozisyonumuzu 800 milyon ABD Doları, brüt nakit pozisyonumuzu ise 1,5 milyar ABD Doları’na yükselttik. Nisan ayında hem Moody’s hem Standard and Poors tarafından Türkiye’de yatırım yapılabilir kredi derecesine sahip sadece iki şirketten birisi seçildik. Bu sayede çok başarılı şekilde o tarihe göre en uygun koşullarda bir Eurobond ihracı gerçekleştirdik.

Önceliğimiz her zaman en yüksek düzeyde ürün ve hizmet kalitesi

Önceliğimiz; şirketlerimizin ürün ve de hizmet kalitelerini en yüksek düzeyde tutmalarıdır. Bu konuda birçok şirketimizin ulusal ya da uluslararası kuruluşlar tarafından ödüllendirildiğini medyada sık sık çıkan haberlerde görmektesiniz. Ancak kalite üstünlüğü yeterli olmayıp ürün ve hizmetlerimizin serbest piyasa şartlarında rekabetçi olmaları gerekiyor. Bu yönde; teknoloji geliştirme, maliyetlerimizi kontrol altında tutma, tasarrufa önem verme gibi alanlarda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Bu yıl yaptığımız Geleneksel Üst Düzey Yöneticiler toplantımızın temasını “zamanın ruhunu okumak” şeklinde seçtik. Bu tema bahsettiğim çalışmaları kapsadığı gibi günümüz ekonomik-politik ortamında anlam kazanıyor. Her alanda hızlı değişim ve dönüşümlerin yaşandığı bu dönemde geçmişe göre daha proaktif olmamız gerekiyor.

Yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da ihraç ürünlerimizin piyasa payını artırmak, marka değerlerimizi yükseltmek, çıkan ticari ve endüstriyel yatırım fırsatlarını değerlendirmek yönünde yoğun faaliyetlerimiz sürüyor. Bu çalışmalarımızın olumlu sonuçlarını medyadan duyduğunuz gibi faaliyet raporumuzda da göreceksiniz.

Sosyal sorumluluk projelerimiz topluma kazandırmaya devam ediyor

İş hayatımızın bir parçası olarak belirlediğimiz sosyal sorumluluk projelerimize her zaman olduğu gibi mevcutların yanında yenilerini de katmaya çalışıyoruz. Gerek eğitim, gerek sağlık ve gerekse kültürel açıdan çalışmalarımız aynı hızla devam ediyor.

Bu toplantımızla 90’ıncı yılımıza bir adım daha yaklaşırken; her zamanki gibi Topluluğumuza ve ülkemiz için yarattığımız katma değere olan inançlarını ve güvenlerini hiç bir zaman esirgemeyen tüm hissedarlarımıza, müşterilerimize, bayilerimize, tedarikçilerimize, yan sanayimize, iş ortaklarımıza, sendikalarımıza, yöneticilerimize ve çalışanlarımıza kalpten teşekkürlerimi sunuyorum. Bugünkü zorlu sürecin de geçeceğine, yeniden istikrarlı günlere erişeceğimize kalpten inanıyor, seneye tekrar buluşmak üzere hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Rahmi M. Koç
Şeref Başkanı